20 Haziran 2015 Cumartesi

Maskeli Kedi ~ Kitap Yorumu


Eylül, hayata tek başına meydan okuyan genç, güzel, bir o kadar da yetenekli bir oyuncu. Farkında olmadan onunla tanışmış olabilirsiniz, bir arkadaş yemeğinde onunla oturup çene çalmış olmanız mümkün, hatta hayal meyal hatırladığınız uzak bir akrabanız dahi olabilir. Çünkü onun sahnesi başka insanların hayatları, büründüğü karakterlerse gerçeğinden asla ayırt edemeyeceğiniz maskeler. Onun izini sürmeye çalışırsanız açıkçası biraz zorlanırsınız çünkü öyle tedbirli ki insanların sırları açığa çıkmasın diye kendi hayatını bir kalede yalnızlığa mahkum etti. Ta ki tesadüfen yoldan geçen birileri onun ıssız kalesini bulup maskelerin ardındaki Eylül'ü sıcak gün ışığına çıkarana dek...
"Profesyonel kandırıkçı." Evet, ben tam olarak buydum. Patronumun sorduğu soruları kafamdan def etmek için Voyage FM'i son ses açtım. Kandırmak... Benim işim yalan söylemekti. Yalnız tek ayak üstünde değil, amuda kalkıp parende atıp havada karada hikâyeler düzmekti. Tüm bu birkaç saatlik, su köpüğü hayatlar içinde benim hayatım var mıydı yok muydu kestiremiyordum. Kendimi insan formunda bir cast ajansı gibi hissediyordum. Kendim sandığım insan, sahte senaryolara oyuncu yetiştirmek için kendine bakan, spor yapan, araştırıp duran bir tür saçmalıktan ibaretti.
(Tanıtım Bülteninden)


Sayfa Sayısı: 344Baskı Yılı: 2015Dili: TürkçeYayınevi: Pena Yayınları
Merhaba, nasılsınız? ^^ Uzun zamandır kitap yorumu yazmıyordum. Pena yayınlarının tur kapsamında bana göndermiş olduğu fakat vizeler dolayısıyla turuna katılamadığım Maskeli Kedi kitabını yorumlayacağım. Pena yayınlarından gecikme için özür dilerim. Kitap için de teşekkürler. ^^

Kitap kapaklarına çok önem verdiğim için kitabı elime ilk aldığımda anında kötü bir enerji yayıldı zihnime. Dedim bu kapak ne... Renkler cırt, maskemsi kısım garip geldi.
Sonra kitabı okumaya koyuldum.
Bende Türk yazarlara karşı bir ön yargı halen mevcut. Fakat kitap konu bakımından gerçekten güzeldi. 
Eylül'ün yaptığı iş, güzel bir kurgu çıkarmış ortaya.

Keşke erkek karakterimiz Savaş'ın üzerinde biraz daha durulsaydı. Karakter tamamen bize bırakılmış gibi ama ben zihnimde bir türlü oturtamadım. Dış görünüş daha çok açıklanabilirdi. Ve karakterin yapısını da oturtamadım. İlk karşılaşmada yüz ifadesi sert. Ben dedim kesin sert yakışıklılardan biri geliyor. Ama ne öyle oldu diyebileceğim ne de öyle olmadı...

Savaş ve Eylül ilişkisinin üzerinde de çok durmak istemiyorum fakat keşke kitap bu kadar hızlı ilerlemeseydi.  Hızlıdan kastım okunuşla ilgili değil.

Kitabın en tatlı kısmı bölüm sonlarına koyulan twit resimleriydi. Maskeli kedinin gerçekten twitterı var mı diye baktım ve BUNU buldum. Tıklayıp inceleyebilirsiniz. ^^

Kitabın sonu bana Allah dedirtti. Yorucu bir sondu, gerçekten, okurken yoruldum resmen.

Ama kitap beklediğimden iyiydi. 
Ha, bir de, Eylül'e katılıyorum, arada bir Voyage dinleyebiliriz. ^^





1 yorum:

  1. Ben o twitter kısımlarını beğenmemiştim kitabın akıcılığını bozuyor diye ama diğer kısımlara katılıyorum :D

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...